Davranış Bozukluğunun Tek Sebebi Köpek Sahibimidir ?

02.12.2025


Davranış bozukluğu, bir bireyin sosyal normlara uymayan, rahatsız edici veya zararlı davranışlar sergilemesi ile karakterize edilen bir durumdur. Bu bozukluklar, çocuklar ve yetişkinler arasında farklı şekillerde gözlemlenebilir ve genellikle çevresel etmenler, genetik faktörler ve psikolojik durumlarla ilişkilidir.

Köpek Sahipliği ve Davranış Bozukluğu İlişkisi

Köpek sahipliği, birçok kişi için hayatı olumlu yönde etkileyen bir deneyimdir. Ancak, köpeklerin davranışları üzerindeki etkisi karmaşık bir konudur. Sahiplerin tutumları, eğitim yöntemleri ve köpeğin sosyalizasyonu, davranış bozukluklarının oluşmasında rol oynayabilir.

Köpeğin Davranışlarını Etkileyen Faktörler

  • İyi eğitim: Başarılı bir eğitim programı, köpeğin olumlu davranışlar sergilemesini sağlar.
  • Sosyalizasyon: Köpeğin farklı ortamlara maruz kalması, davranış bozukluklarını azaltabilir.
  • Sahip davranışları: Sahiplerin tutumları, stres seviyeleri ve iletişim tarzları, köpeğin davranışını etkileyebilir.

Sonuç

Davranış bozuklukları, sadece köpek sahipliği ile ilgili olmayabilir. Ancak, sahiplerin köpeklere olan yaklaşımları oldukça kritiktir. Yapılandırılmış bir eğitim ve dikkatli sosyalizasyon, köpeklerin olumlu davranışlar geliştirmesine yardımcı olabilir.

Köpekte davranış bozukluklarının yeğane sebebinin hayvan sahibi olduğunu savunanlar çoktur , ancak ben bu görüşe bir çok uzmanın da savunduğu gibi katılmıyorum . Elbette , daha sonra ki makalelerimizde değineceğimiz gibi , sahibi çok önemli bir etkendir ; ancak bütün dikkatlere ve doğru eğitime rağmen , yine de köpekte davranış bozukluğu ortaya çıkabilir . Örneğin ; doğum esnasında , yavrunun çeşitli sebeplerle nefes almasındaki gecikme nedeniyle beynin oksijensiz kalması ya da doğumdan sonra oluşan çeşitli bedensel bozukluklar bile böyle bir duruma yol açabilir . Bazen de , hiçbir bedensel bozukluğa bağlı olmaksızın , köpekte bizim kontrolümüz dışında gelişen yaşantı ve deneyimler , davranış bozukluklarına neden olabilir . Bu son söylediğimizin sebebi , çevredeki sayısız uyarana karşı , köpeğimizin biz farkında olmadan koşullanmasıdır . Sonuçta köpekte , bu uyarana tepki olarak bazı davranışlar ortaya çıkmaya başlar ve gittikçe yerleşir . Görüldüğü gibi , bu örneklerin hiçbirisi köpek sahibinin hatalarından kaynaklanmamaktadır . Örnek olarak aşağıdaki olay incelenebilir .

Köpek evini ve sahiplerini korumada aşırı temkinli . Örneğin evde iken ya da dışarıda gezdirilirken bir çok kimseye herhangi bir neden olmaksızın hırlamak , diş göstermek gibi davranış sergiliyor . Yanından biri geçerse kızıyor , ani hareketlere sinirleniyor . Özellikle yabancı insanlara karşı son derece asabi ama köpek sahipleri ve köpekler ile hiçbir sorunu yok . Böyle bir vakayı geçmişe dönük incelenip irdelendiğinde bu davranış modelinin köpeğin yaşam döngüsünde bir dönemden sonra başladığı ifade ediliyor. Bu davranış modelinden öncesinde aynı köpek sokakda kendi başına tasmasız gezen insanlar ile iletişimi kuvvetli kendi başına oynayıp gelen bir köpek . Tam bu davranışların başlamasından hemen öncesinde bir gün eve perişan ve dayak yemişcesine dagınık halde geldiği ifade ediliyor . Bu bilgi üzerine bu köpekdeki bu davranış bozukluğunun büyük ihtimal ile son sokak gezisinde insan veya insanlarca kötü bir davranış , dayak ve benzeri bir travmatik olay sonrasında " Yabancılara Yönelik Korku Saldırğanlıgı " olabilecegi kararı verilebilir .

Bu örnekte de görüldüğü gibi bu sorun köpek sahibinin doğrudan bir hatasından kaynaklanmamıştır . Bir çok köpek sahibi saldırğanlık sorunlarına karşın köpeklerini kısırlaştırma yoluna saparlar . Bunun tartışılabilir bir yöntem olduğu br gerçektir . Korku saldırganlığı gibi bazı saldırganlık sorunlarında kısırlaştırma , durumu daha da şiddetlendirir . Oysa , kısırlaştırmanın işe yarayıp yaramayacağı , hekim tarafından test edilebilir .